BerkHaber / Özel
Psikolog Barış Golar, ‘’geçtiğimiz yılın başlarında, Covid-19 tüm dünyayı etkisi altına almaya başladığında bir üniversite öğrencisi olarak sınavlar ve sunumlar erteleneceği için ben bile mutlu olmuştum. 3 haftalık ara bütün öğrencilere iyi gelecekti. Ancak işin sonu, bildiğiniz gibi öyle olmadı. Milyonlarca genç ve çocuk Mart 2020’den bu yana kısa aralıklar haricinde okula gidemedi’’ ifadelerini kullandı.
Bunun ileride yaratacağı problemler neler olabilir?
Psikolog Barış Golar, ‘’üniversite çağındaki gençlerin çoğunluğu için ileride çıkması muhtemel sorunlar akademik alan ile sınırlı olsa da, özellikle ilkokul çağındaki çocuklar için aynı durumdan söz etmek pek mümkün görünmüyor’’dedi.
7-11 yaş arası çocuklukta kişiliğin, kişilerarası iletişimin, alışkanlıkların ve davranış şekillerinin oluştuğu çok kritik bir dönem. Bu yaş aralığında çocuklar gerek ders, gerek oyunlar özelinde birbirleriyle rekabet etmek isterler. Okul ortamının içerisinde bulunmak özgüvenlerine olumlu yönde katkı yapar.
Bir Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde, çoğunlukla dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışan Psikolog Barış Golar, ‘’içinde bulunduğumuz dönemin bu yaş aralığında bulunan çocukların hayatında tamiri çok zor olacak hasarlara yol açtığını söyleyebilirim. Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların bir çoğunda zihinsel olarak bir gerileme olmasa da, öğrenme hızları öncesine kıyasla azaldı. Zaten kolay dağılabilen dikkatler daha da çabuk dağılmaya başladı’’ dedi.
‘’Özel eğitime daha önce ihtiyaç duymamış olan çocuklarda ise okuldan 1,5 sene ayrı kalmanın verdiği hasarı ancak okullar açılınca görebileceğiz. 1,5 senelik süreç 30 yaşındaki bir yetişkinin hayatının yüzde 5’ine tekabül ederken, 10 yaşındaki bir çocuğunun hayatının yüzde 15’ine denk düşüyor. Hayatınızın yüzde 15’inde, 30 yaşındaysanız 4,5 sene aileniz dışında çevrenizle hiçbir şekilde iletişim kuramayıp, hiçbir sosyal aktivitede bulunamazsanız, ilerideki yaşamınızda bu durum pek çok psikolojik soruna yol açabildiğini’’ ifade etti.
Bunlar neler olabilir?
‘’Sosyal fobi dediğimiz, toplum içerisinde kendini ifade edememe, toplumsal etkileşimde bulunamama gibi durumlar gözlemlenebilir. Sınıfta parmak kaldırmaktan çekinebilirler ve hatta arkadaşlarıyla beraber yemek yerken bile bir kaygı hissedebilirler ’’dedi.
Psikolog Barış Golar, sözlerine şöyle devam etti:
‘’Eylül ayında, okullar açılabilirse bile bir çok çocuk uyum sağlamakta zorlanacaktır. Sabah kalkıp okul için hazırlanmaktan tutun da, her gün 6 saat sınıfta ders dinlemek onlara zor gelebilir. Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarını bunaltmadan, kendi kaygılarını onlara hissetirmeden, çocuklarının neler hissettiğini onların ağzından öğrenmeye çalışmak önemli seçeneklerden biri. Her insan gibi, her çocuk da biriciktir, kendi şahsına münhasırdır. Her çocuğun Covid-19 döneminde yaşadığı deneyimin aynı olması, çocukların bu durumu algılayışının da aynı olacağı anlamına gelmez.
Dolayısıyla, anne ve baba çocuklarında, okullar açıldıktan itibaren davranışlarında değişiklik görür veya hissederse bir uzmanla beraber hareket etmeleri çocuklar açısından faydalı olacaktır’’dedi.