BerkHaber / Özel
Türkiye ve tüm dünya 2020 yılının başından itibaren hiç de alışık olmadığı türden bir ortama sürüklendi. Sonradan “yeni normal” adı verilecek olan ortamda artık sosyalleşmek, işe gitmek ve para kazanmak, okula gitmek ve hatta evden adım atmak yoktu. Böylesine senaryoları yalnızca filmlerde görmüş ve çoğumuz abartı bulmuş olabiliriz. Ancak bu sonuna kadar gerçekti ve tam da göbeğindeydik. Peki, bununla nasıl baş edebilirdik? Neler yaptık, neler yapmadık?
Barış Golar, ”Tedavisi bilinmeyen, inanılmaz derecede kolay yayılan bir virüse karşı koyabilmek yalnızca bağışıklık sistemimizi değil, psikolojimizi de etkiledi” dedi.
İnsan psikolojisi böyle durumlarda refleks olarak 5 aşamalı bir sürece gireceğini söyleyen Psikolog Barış Golar, ”Ocak 2020’de, daha virüs ülkemizde değilken (?) birçokları bunun yaşanabileceğini kabul etmediğini” belirtti.
İnkar süreci böyle başladı. Bu süreç en başta devlet yetkilileri tarafından bizlere empoze edildi. Ve milyonlarca kişi Ocak ayından Mart ayına kadar ülkemizde 1(Bir) vakanın bile olmadığına ikna edildik.
İkinci aşamada ise bir kızgınlık süreci başladı. “Neden biz?” diye sorduk. ”Bu süreçte Çinlilere kızdık, Amerikalılar dünya nüfusunu azaltmak için bu virüsü yolladı dedik. Kızacak birilerini aradık ve bulduk. Gerçek kızgınlık aşaması ise gerekli önlemlerin alınmamasıyla, insanların zorla çalışmaya devam ettirilmesiyle, ortada hayatını kaybeden insanlar olmasına rağmen virüsü reddeden kişiler olmasıyla ortaya çıktı” dedi.
3. aşama yavaş yavaş kabullenmenin başlamasıyla birlikte ortaya çıkan pazarlık süreci. Evet, durum kötüydü ama 2-3 haftada geçecekti. 3 haftalık tatil hepimize iyi bile gelecekti, dezenfektan kullanıp sağa sola dokunmayacaktık, ateşi çıkan evde oturacaktı ve her şey eskisi gibi olacaktı, ama olmadı. Çünkü bunlar Covid’in talepleriydi, pazarlıkta bizim de talebimiz vardı. Paramız yoktu, çalışacaktık
Çalıştık, 4. aşama başladı:
Depresyon süreci
Bu aşamada işler artık çığırından çıktı. Televizyonlarda ki pembe tablonun doğru olmadığını çevremizden, oradan göremezsek sosyal medyadan görüyorduk. İşini kaybeden milyonlarca esnaf, milyonlarca işçi, işini kaybetmeyip eve virüs taşıyan yüzbinlerce kişi. Çalışmak zorunda olduğu için en yakınlarına virüs bulaştırıp, onları toprağa veren binlerce insan… Şanslı olanlarımız, bunları televizyondaki turkuaz tablodan sayı olarak gördü, olmayanlarımız annesinin cenazesine gidemedi. Böyle bir durumda insan psikolojisi ya kendini yok eder, ya da 5. aşama başlar:
Kabulleniş süreci
Ne olacaksa olsun aşaması. Ne olacaksa olsun ama artık bitsin aşaması. Dükkânını açamayan esnaf yokluğu, okula gidemeyen çocuklar bilgisayarsızlığı, işe gitmeyen, iş bulamayan insanlar parasızlığı, giden insanlar hastalığı kabullendi. Kabullenip her şeyin bitmesini beklemeye başladık. Yeni normal’in sadece adı normal. Yukarıda okuduklarınız normal şeyler değil, bunu normal saymaya çalışan bizleriz. Buna da mecburuz, yoksa yaşayamayız. Bu 5 aşamayı bir kere turlamadık, defalarca geçtik bu süreçten. 1.5 senedir defalarca en başa döndük. Temmuz 2021 itibariyle hiç olmadığı kadar biteceğine inanmış görünüyoruz. Bu maç buradan dönmez diyor zihnimiz. Dönerse ne olur? Bunun cevabı biraz uzun.